Bir insanın yatağı ne kadar önemli olabilir?
Ontolojik yolculuğun bitmeyen duraklarında bir soru nasıl bu kadar ilkel saflıkta kalabilmiş?
Fiziksel olarak birkaç metrekarelik bir alan olsa da aslında orası her bireyin (evliler beter olun) mutlak kişisel krallığı.
Peki sırtımızın yere değmesi neden gerekli? Neden her birey günün sonunda yatağına dönmenin peşinde?
Cevabın uyku veya dinlenme gereksinimlerinde olduğunu sanmıyorum.
Bir şeylerden kaçış mı, hayır yine sanmıyorum.
Var olmak, merkeziyet gerektirir. İnsanlar için de bu kavramın yatağa indirgendiğini düşünüyorum.
“Yatağıma dönüyorum öyleyse varım!”
Yazar: MURAT ÖZDEMİR